Dikkatiniz kolay dağılıyor. Aklınıza (belki namazda da) sık sık başka şeyler geliyor.
4.
Bir kez birisi mantığını anlatsa, gözlemlerinizi de ekleyerek bu konuyu kolayca
kavrayacağınıza inanıyorsunuz.
5.
Namaz kılmak istiyorsunuz. Bunun yapılması gerektiğinin bilincindesiniz. Hızla
ve derhal namazı en kısa şekilde öğrenmek istiyorsunuz.
Aşağıdaki yazı bu varsayımlardan hareketle namaz kılmayı anlatmaktadır.
1. ABDEST
Bir abdestin kabul edilmesi için;
- yüzün,
- dirsekler dahil ellerin,
- ayakların yıkanması ve
- başın üzerinin eller ile nemlenecek yeterlilikte ıslatılması
yeterlidir.
Abdest almaya niyet edilerek başlanır. Niyet etme konusu zaman zaman akıl karıştırabiliyor. Çok basitçe "Şu an neden
musluğun başındayım? Serinlemek için mi yoksa abdest almak için mi?" sorusunun cevabını biliyorsanız niyet etmişsinizdir.
Biliniyor ise abdeste (ve aslında her şeye) besmele ile başlamak (Euzu billahimineş şeytanir racim, bismillahirrahmanirrahim),
bilinmiyor ise "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla" demek şiddetle tavsiye edilir.
Niyetin ardından;
eller yıkanır, ağız çalkalanır,
burun su ile temizlenir, yüz yıkanır,
kollar dirseklere kadar yıkanır, başın üzeri
nemlendirilir, kulaklar temizlenir, boyun
su ile silinir ve ayaklar yıkanır. Sıranın şaşırılması ya da
ilk paragrafta sayılmış bulunan bölgeler dışındaki bölgelerin unutulması ya da atlanması, abdestin kabul edilmemesi için sebep
değildir.
2. NAMAZ
Bir kişinin namaza başlayabilmesi için aşağıdaki koşulları yerine getirmiş olması gerekmektedir;
- abdest almış olması
- bedenin, giyilen kıyafetin ve namaz kılınacak olan yerin pislikten arındırılması
- vücudun örtülmesi gereken yerlerinin örtülmesi
- kıbleye doğru dönülmesi
- namaz vaktinin girmiş olması
- niyet
Görüldüğü gibi, namaza başlamak için namazdan önce konsantre olunması ya da mental bir yoğunluğa ulaşılması gibi
şartlar aranmamaktadır. İslam dini insanı sınırları ile olduğu gibi kabul eder. Ona bu çerçevede bir ibadet tanımlar.
Elbette dikkat namaza verildiği ölçüde, kılınan namazın kalitesi artacaktır. Ancak ibadette insani sınırların ötesini
zorlamak ibadetin amaçlarından birisi değildir. Bu konudaki tespitlerimi "Doğu Mistizminin Anadolu'ya Etkisi; Tasavvuf"
adlı yazıda bulabilirsiniz.
3. NAMAZIN BÖLÜMLERİ
Yöntem
Önce bütün namazlarda ortak olan bölümleri anlayalım, ardından bu bölümleri birleştirerek kılmak istediğimiz
namazı kılmamız gereken "rekat" sayısına göre düzenleyelim.
Yazıyı önce "rekat" kelimesini dikkate almaksızın okumanız, ardından da "rekat" kelimesinin anlamını öğrenmiş olarak tekrar
okumanız tavsiye edilir. Bu aşamada rekatı "namazın tekrar eden bölümlerinden her biri" olarak bilmeniz yeterlidir.
1- Tekbir
Niyeti takiben, bütün namazlara tekbir ile başlanır. Eller resimde gösterildiği şekilde kaldırılarak "Allah-u Ekber" denilir.
2- Kıyam
Namazın her rekatında resimdeki gibi bir süre ayakta durulur. Eller kişinin rahat edeceği bir pozisyonda birleştirilir. Daha rahat
edilecek ise, eller birleştirilmeden iki yana da sarkıtılabilir.
Bilenler ayakta iken bulundukları rekata göre sırayla aşağıdakileri okur.
1. Rekat
Sübhaneke
Fatiha
Herhangi bir sure
2. Rekat
-
Fatiha
Herhangi bir sure
3. Rekat
-
Fatiha
-
4. Rekat
-
Fatiha
-
Bilmeyenler, bu zamanı düşünerek geçirebilirler. Peygamberimiz namaz kılmak isteyen yabancı uyruklu Müslümanların hiçbirisine önce Arapça
öğrenmelerini, okumalarını düzeltmelerini, ardından namaz kılmaya başlamalarını ya da namazı kendi dillerinde kılmalarını söylememiştir.
Bilmeyen bir kişi sadece bu sayfadaki sayılanları uygulayarak namaz kılabilir ve bu kişinin namazı kabul
olacaktır. Ancak inanan bir kişi bilmediklerini öğrenmek konusunda düzenli ve samimi bir çaba da göstermelidir.
Bir önemli hatırlatma; sureleri bir yerden okuyarak namaz kılmak namazın bozulmasına neden olacağından, bu şekilde namaz kılınmamalıdır.
3- Rüku
Her rekatta kıyam'ı takiben normal hızda üçe kadar sayacak bir süre boyunca resimde gösterildiği gibi eğilinir. Üçe kadar
rakam ile saymaktansa, "Allah-u Ekber" (x3), "Elhamdulillah" (x3), "La İlahe İllallah" (x3) vb. diyerek sayılması tavsiye edilir.
Rüku'nun ardından tekrar kısa bir süre ayakta durmak üzere doğrulunur. Bunun ardından secdeye varılır.
4- Secde
Bu hareket her rekatta - arada bir kez kısa bir süre oturarak - toplam iki kez tekrarlanır. Secde sırasında resimde görüldüğü gibi yüz,
alın ve burun yere değecek şekilde, normal bir hızda üçe kadar sayacak bir süre kadar yere kapatılır.
Burada da süreyi rakam ile saymaktansa yukarıda belirtildiği şekilde
saymak tavsiye edilir.
5- Oturuş
Namazın 2. rekatlarında ve son rekatlarında resimde görüldüğü şekilde bir süre oturulur. Bu rekatlar dışında namazda oturulmaz.
Bilenler bu oturuş sırasında "Ettehiyatü"yü okur.
3 ya da 4 rekatlık bir namazın 2. rekatındaki oturuş unutulduğunda namaz gene de kabul olacaktır.
Namaz, son rekattaki oturuşun ardından sağa ve sola selam verilerek bitirilir.
Rekat
Yukarıdaki hareketlerin tamamının veya gerekli olanlarının bir kez uygulanarak bir devrin tamamlanmasına
1 Rekat denilmektedir.
4. NAMAZIN REKATLARI
Bilgilerimizi tekrarlayalım;
1. Tekbir
Ellerin kaldırılması
Namaza başlarken
2. Kıyam
Ayakta durmak
Her rekatta
3. Rüku
Eğilmek
Her rekatta
4. Secde
Başın yere kapanması
Her rekatta ard arda iki kez
5. Oturuş
Yere oturmak
Namazın sadece 2. ve son rekatlarında
Bu mantık ile ezberlenmeksizin X rekatlık bir namazın genel akışı çıkartılabilir. Aşağıda 4 rekatlık bir namazın akışı gösterilmektedir.
1. Rekat
Namaza Tekbir ile başlanmış, kıyam ve rükudan sonra secdeye gidilmiş, ilk rekat olduğu için oturulmamıştır.
2. Rekat
Kıyam, rüku ve secdenin ardından 2. rekat olması nedeni ile oturulmuştur.
3. Rekat
3. rekat namazın son rekatı olmadığı için oturulmamıştır. Bu namaz 3 rekatlı bir namaz olsa idi (Akşam Namazı)
3. rekat son rekat olduğu için bu rekatta oturmak gerekecekti.
4. Rekat
Bu rekat namazın son rekatı olduğu için oturulacak, sağa ve sola selam verilerek namaz bitirilecektir.
5. BEŞ VAKİT NAMAZIN REKATLARI
Namazların kılınışları arasında önemli farklılıklar yoktur. Aşağıdaki tablodan kılınacak olan namazın rekat sayılarına bakılarak, istenilen
namaz kılınabilir.
1. Sabah Namazı
2 S
2 F
-
2. Öğle Namazı
4 S
4 F
2 S
3. İkindi Namazı
4 S
4 F
-
4. Akşam Namazı
-
3 F
2 S
5. Yatsı Namazı
4 S
4 F
2 S + V
Tabloya bakıldığında;
S'ler sünnetleri, F'ler farzları göstermektedir. Farzlar bir Müslümanın mutlaka kılması gereken namazlardır.
Sünnetler ise Peygamber Efendimiz ayrıca kıldığı için kılınan namazlardır. Bunlar içerisinde;
- Sabah Namazı'nın ilk sünneti
- Öğle Namazı'nın ilk sünneti (Daha önce son sünneti olarak yazılan bu bilgi değiştirilmiştir.)
Peygamber Efendimiz tarafından hiç terk edilmemiştir. Aynı şekilde davranmak doğru olacaktır.
Peygamber Efendimiz İkindi Namazı'nın sünnetini ise çok seyrek kılmıştır. Bunu da aynı niyetle çok seyrek kılmak insana sevap kazandıracaktır -
işte size ilginç bir detay ...
Yatsı Namazı'nın en sonunda gösterilen Vitr Namazı aslında Yatsı Namazı'ndan ayrı bir namazdır. Bu namaz bütün ibadetler bittikten
sonra, gecenin ilerleyen saatlerinde kılınır. 5, 3 veya 1 rekat olarak kılınabilecek bu namaz da Peygamber Efendimizin hiç terk etmediği
namazlardandır ve en kısa zamanda öğrenilerek kılınması tavsiye edilir. (Kısaca; bu namazın son rekatında Kıyam'da iken Tekbir
getirilerek Kunut Duaları (bilinmiyor ise bir dua) okunur. Ardından Rüku'a gidilir ve namaz normal şekilde bitirilir.)
6. NOTLAR
Hata Secdesi : Namazda Minör Hatalar Yapmanız Durumunda Durmayınız.
Namaz sırasında, namazı bozmayacak detayda bir hata yaptığınızda; örneğin 4 rekatlık bir namazın 2. rekatında oturmayı unuttuğunuzda,
namazınızı bozmayınız. Namazınıza normal seyrinde devam ediniz, selam veriniz ve namazınızı bitiriniz.
Ardından iki kere secde ediniz. Buna hata secdesi denmektedir ve namaz içerisinde hata yapılması durumunda kılınır. Namazın
olmazsa olmaz sayılan koşullarından birisinde bir hata yaptığınızda ise namazı tekrarlamanız gerekecektir.
Namaz Farklı Şekillerde De Kılınabilir.
Bu sayfada anlatılan namaz, namazın tek doğru kılınış şekli değildir. Örneğin; her rekatın başında tekbir getirilerek de namaz kılınabilir.
Bu namaz da kabul edilen bir namazdır. Peygamberimiz namazını bu şekilde de kılmıştır. Bu bilgiyi aklınızın bir köşesinde tutunuz. Hadisler
(Peygamber Efendimizin söyledikleri ve yaptıkları) hakkında bilgi edindikçe bu konuyu daha iyi anlayacaksınız. Benim tavsiyem önceliğinizi
namazın şeklini değil, içeriğini geliştirmeye vermenizdir.
İmkanınız Olduğu Sürece Namazları Birlikte Kılınız.
Bir camide kendi başına ayrı ayrı namaz kılan kişilerin oluşturduğu görüntü yanlış ve üzücüdür. İki kişi iken dahi
daha bilgili olan imam olarak öne geçmeli, namaz birlikte kılınmalıdır. İmama uyarak namaz kılmak oldukça kolaydır. Kişi biliyor ise
sureleri içinden okur. Bunun dışında imam "Allah-u Ekber" dedikçe, hareketlerini imamın ardından tamamlar.
İmam İle Namaz Kılarken Aceleci Davranmayınız.
Cemaat ile kılınan namazlarda insanlar, henüz imam "A" demiş iken hareket etmeye başlayabiliyorlar. Son derece yanlış olan bu
davranışın doğrusu, imamın "Allah-u Ekber"in tamamını söylemesinin beklenmesi ve ardından harekete başlanmasıdır.
Hareketler Arasında Yumuşak Geçiş Yapmanız Namazınızı Bozar.
Namaz sırasında hareketlerin birbirini adeta kovalarcasına birleştirilmesi büyük bir hatadır. Rüku'dan kalktıktan
sonra ayaktaki duruş tamamlanmadan Secde'ye gidilmesi, 2 Secde'nin arada kısa bir süre oturmaksızın birleştirilmesi,
namazın olmazsa olmaz kabul edilen şartları (farzları) tam anlamıyla yerine getirilmediği için namazın kabul edilmemesine sebep olacaktır.
Namazda her hareket yumuşak geçişlere yer vermeksizin, birbirinden ayrı, ve bağımsız olarak yapılmalıdır. Hareketler arasındaki ayakta
veya oturarak gerçekleştirilen duraklamalarda vücut tam bir eylemsizlik kazanmalıdır.
Aklınızdan Geçenler Namazınızı Bozmaz.
Namaz sırasında aklınızdan geçen, engel olamadığınız düşünceler, ne kadar korkunç ya da sıra dışı olurlarsa olsun namazınızı bozmaz.
Sorularınızı sorular@hayatsadece.com adresine
gönderebilirsiniz. Ancak gönderdiğiniz her soruya cevap alabilir mısınız? Sanmıyorum.
bir
Bana gerçekten bilgiye duyulan ihtiyacı hissettirmeyen soruları cevaplamıyorum.
iki
Uzayı ancak üç boyutlu olarak algılayabilmemizden kaynaklanan, özü zaman - mekan paradoksuna
değil, Türkçe dilbilgisinin izin verdiği kelime oyunlarına dayanan soruları cevaplamıyorum.
üç
Sorduğunuz soruların bir kısmının cevabını ben de bilmiyorum. Ama "bilmiyorum" demeyi öğrenmenin, diğer
birçok şeyi öğrenmek kadar önemli olduğunu biliyorum.