 |
|
|
|
  
  

|
Sadece : Amstrad 6128
Amstrad 6128, 1987 yılında sahip olduğum ilk bilgisayardı. 128 KB RAM, 720 KB'lik Disket Sürücü,
bugünkü Apple iMac 'leri andıran hoş tasarımı, monochrome monitör, 3 kanal 8 oktavlık ses jeneratörü
ve built-in Basic 1.1 ile döneminin kendi sınıfındaki en üst modeli sayılıyordu. Commodore ve Atari'de
halen teyp kasetleri kullanılıyor iken, Amstrad diskete geçerek 20 - 45 dakikayı bulan bekleme sürelerini
saniyelere indirmişti. Makineye dilenirse harici bir Hard Disk bağlanabiliyordu. Piyasada hemen her
bilgisayarcıda Amstrad oyunlarını bulmak mümkündü, hatta Türkçe aylık dergiler dahi yayınlanıyordu.
Sayfanın devamında bu oyunlardan başlıcalarını ve bu oyunları
PC'nizde oynamanızı mümkün kılan bir emülatörü bulacaksınız. Bu yazıyı 'tık'layarak oyun ve emülatörlere
hemen ulaşabilirsiniz.
Hızlı çıkışına karşın Amstrad değişime yeterince uyum gösteremedi. Önce gerek grafik gerekse ses kalitesi
ile daha üstün olan Amiga'lar pazarı ele geçirdi. Ardından Amiga dahil bütün modeller pazarı PC'lere
bıraktı. Amstrad bir dönem PC üretti ise de, bu alanda başarılı olamadı. Bugün IBM, Dell, HP, Fujitsu
Siemens, Compaq, Toshiba gibi markaların arasında Amstrad ismini görmek mümkün değil. Ama bugün Visual
Studio kullanarak üst düzeyde kod yazan birçok bilgisayar programcısı ve bilgisayar mühendisi arasında
gençliğinde - çocukluğunda - Amstrad kullanmış çok sayıda kişiye rastlamak mümkün.
|
|
|
|
|
Amstrad'ın benim hayatım üzerindeki etkisi ise Visual Studio'nun ötesine geçmiştir. Belki de bilgisayarın evlerde
kullanımının yaygınlaşması benim yaşıma denk geldiği için, bana bu icadın soyutunu kavramak, somutunu kavramaktan hem daha zor hem daha
yorucu geldi.
Ailem videoyu ayarlayıp evde olmadıklarında televizyondaki bir programı kaydedebiliyorlardı.
Onlardan "video programın başladığını nasıl anlıyor?" sorusuna inandırıcı bir cevap alamamışken, bilgisayar hakkında
soru sormayı vakit kaybı olarak görüyordum. Ailemin, beni bu yeni teknoloji konusunda nasıl yönlendireceğine dair
bir fikri olduğunu sanmıyorum. Buna fikir erdirebilen bir tanıdıkları ya da danışabilecekleri profesyonel bir kişi olduğunu da
sanmıyorum. Neticede hepsi yaşıttılar ve bilgisayarı aynı anda önlerinde buluvermişlerdi. Bir bakıma çaresizdiler. Onları
suçlamıyorum.
Yönlendiren bir yetişkinin mevcut olmayışı bilgisayarı tamamen kendi tecrübelerime dayanarak tanımama sebep oldu. Aşağıda, aldığım
notları, tuttuğum bir kaç parça günlük sayfasını, yazılan bir şiir denemesini hatıralarım ile birleştirerek, sadece yeni bir teknoloji
ile değil, yeni bir düşünce sistemi, yeni bir boyut ile de tanışan küçük bir çocuğun düşünsel yolculuğunu özetlemeye çalıştım.
Bu düşünceler iki - üç senelik bir süre zarfını kapsıyor. Bu süre içerisinde zamanla mantığını çözmesem de
bilgisayar oyunu oynamaktan, oyunları bitirmekten keyif almaya, küçük programlar yazmaya başlıyorum. Diğer
taraftan düşünüyorum. Düşüncemin sınırları genişledikçe bilgisayarda yapabildiklerim da gelişiyor. Ama bu kendimi daha yalnız
hissetmeme neden oluyor. Ne düşündüklerimi ne de ürettiklerimi kimse ile paylaşamıyorum. Paylaşmaya çalıştığımda dışlanıyorum.
Yalnızlaştıkça tek başıma vakit geçirmek zorlaşıyor, ilgi alanlarım artıyor. Müzikle, resimle ve bir sürü başka konu ile
ilgilenmeye de başlıyorum; yeter ki vakit geçsin. Önde gelen bir bilgisayar firmasında, yaşım 15 olmasına karşın bilgisayar
programcılığı dersleri vermeye başlıyorum. Yazıyı değerlendirirken bu gelişim de aklınızın bir köşesinde bulunsun.
...
Bilgisayarın içindeki görüntü ve sesler gerçek mi?
Hayat da aslında görüntü ve seslerden ibaret değil mi? Hayat ne kadar gerçek o halde?
Mutluluğu ve acıyı içimde yaşıyorum. O halde, içim emin olabildiğim gerçek. Dışım ise emin olamadığım gerçek.
Demek ki tek emin olabildiğim gerçek duygularım.
Kimse gerçek değil. Yapayalnızım.
Beni anlamamaları doğal. Benim düşündüklerimi düşünememeleri doğal. Çünkü gerçek değiller.
İnanılmaz. Hissettiklerim dışında hiçbir şey gerçek değil. Mutluluk gerçek, acı gerçek. Bir seçim yapmadan önce
düştüğüm ikilem gerçek. Doğru seçimi yaptığımda duyduğum huzur gerçek. Bile bile yanlış olanı seçtiğimde duyduğum suçluluk
gerçek.
İstediğim herkese yalan söyleyebilirim. Onlarla oyunlar oynayabilirim. Gerçek değiller. Sadece beni seçimler yapmak
zorunda bırakan nesneler onlar.
(Bu karardan sonra bir süre boyunca "dün akşam ne yaptın?" gibi basit sorulara bile "videocudan
film aldım, film bozuk çıktı. Geri götürmeye üşendim ben de erken yattım", gibi doğru olmayan, ama ne doğru olması ne de yalan
olması hiçbir şeyi değiştirmeyecek cevaplar verdim.)
Neden hep seçimler yapmak zorundayım? Neden kimse gerçek değil? Bu oyunu oynamak zorunda mıyım? Bu oyun kapanmıyor mu?
Oyunu kapamanın tek yolu ölmek. Ne de olsa öleceğim. Belki oyunun sonunda güzel bir şeyler vardır. O halde oynayayım
Hayatta gerçek olmayanların tek amacı, beni seçim yapmak zorunda olduğum durumlara düşürmek. O halde birisi beni bu duruma düşürmek
için onları kullanıyor ve ne yapacağımı deniyor.
Beni deneyenle temasa geçmeliyim.
(Bu noktada beni deneyenle temasa geçme denemelerine başladım.)
İletişim kurmak istediğimde elektriği 317 kez açıp kapayayım.
(Rakamın kaç olduğunu hatırlamıyorum. Ama genelde rast gele seçilmiş büyük bir sayı oluyordu. Sanıyorum
kısa bir süre için bu sayının bana bir şekilde bildirildiğine inanıyordum. Zira ilkokul 5'te benden bir milli piyango bileti çekmem istenmişti. Rakamları teker
teker okumuş ve rakamı içimde hissettiğim bir bileti çekmiştim. Bu bilete büyük bir ikramiye isabet etmişti. Bu olaydan etkilenmiş
olabilirim. Aksiyonlar bazen ses çıkartacak şekilde bir cam bardağa kaşık ile vurmak, bazen 15 dakika önce yanından
dokunmadan geçtiğim ama dokunmam gerektiğini bildiğim bir yaprağa geri dönmek gibi şeyler olabiliyordu. Bir keresinde
bir akrabamızın oğlu ile birlikte deniz kenarında bir iskelenin üzerindeki ufak bir deliğe taş isabet ettirebilmek için
eve 1,5 saat kadar geç kalmıştık.)
Neden bana hep beni yoracak büyüklükte sayılar bildiriliyor? Bundan sonra 3'ten büyük rakamlar bildirilirse ben oynamıyorum.
Bu ne demek biliyorum.
Buna inanamıyorum annem gerçek değil. Annem gerçek değil mi? Annem keşke gerçek olsaydı. Kimse olmasaydı ama o gerçek olsaydı.
Kimse annem kadar gerçek olmayı hak etmiyor. Ne olur annem gerçek olsun.
(Annemin gerçek olmama olasılığı yüzünden çok ağlamışımdır. Bir keresinde bir arkadaşım bana "neden ağlıyorsun" diye sorduğunda
ona "annem gerçek değil" diyerek cevap vermiştim. Beni anlamamış, garip garip yüzüme bakmıştı. Ona "bana öyle bakma sen de
gerçek değilsin" diyerek cevap vermiştim.)
Gördüğüm görüntüler ve duyduğum sesler beni mutlu ediyorsa veya üzüyorlarsa, o halde görüntü ve seslere duygu yükleyerek
onları ben gerçek kılarım.
Annem için o kadar çok şey hissettim ki, belki de o artık gerçek olmuştur.
O halde sokakta gördüğüm, yanımdan geçen insanlar bana hiçbir şey hissettirmedikleri için gerçek de değiller.
Bu oyunda yapayalnızım. Yanımdan insanlar geçiyor. Sadece bana bir şeyler hissettirenler duygularım
ile hayat buluyor. Belki de mümkün olduğunca çok insana karşı bir şeyler hissetmeliyim.
Benim kendimi bir şeyler hissetmeye zorlamam anlamsız. Anlamsız çünkü zorlama duygular yapay ve bu insanları gerçeklememe yetmiyor.
Onları yapaylıyorum. Bu da gerçek olmamalarından da daha kötü bir şey.
Benim kendimi birşeyler hissetmeye zorlamam gerçekten anlamsız. Çünkü benim bir şey hissedeceklerim zaten gerçek olarak var edilmiş.
Ne olursa olsun bana birşey hissettirmeyecek olanlar ise sadece görüntü ve sesten ibaret olarak var edilmiş. Burada asıl soru şu;
"Benim kime karşı birşeyler hissedeceğim, kime karşı hiçbirşey hissetmeyeceğim nereden biliniyor?" Kader bu olmalı. O halde
kaderi daha çok araştırmalıyım.
Aynı buradaki gibi, aslında hepimiz birbirimize birşeyler hissettiriyoruz. O halde aslında hepimiz birbirimizin gerçeğiyiz ve
birbirimizi gerçek kılıyoruz. Tıpkı bir ağ gibi, gerçeklerimizi paylaşıma açıyor ve paylaşıyoruz.
(Bu düşünce ilk kez bir Network gördüğümde kafama yerleşiyor ve beni büyük ölçüde yalnız olduğum
hissinden kurtarıyor.)
Bir yerden sonra edindiğim bilgisayar bilgisi, dersler vermeye başlamam, resim, müzik gibi yeteneklerimin insanlarca
kabul ve beğeni görmesi beni yalnızlığımdan sıyırdı. Zaten düşünsel olarak da yalnız olmadığım sonucuna varmıştım. Sınanmakta
olduğum konusunda bir kuşkum kalmamıştı. Kader ile ilgili kendimce bir tanımım vardı. Bunun ötesini araştırırken aslında
sıkılarak gittiğim namazlarının arkasında büyük anlamlar olduğunu anladım. Düzenli namaza Lise 2'de başladım.
Ama namaz kılarken aklımdan geçen düşüncelere engel olamadığım için birkaç ay sonra namazı bıraktım.
Aklımdan geçenleri
ben düşünmüyordum bundan emindim. Hatta "Allah'ım aklımdan geçenleri bir gün düşünmek istersem, iki elimin parmaklarını
çarpı işareti yapacak şekilde birleştirecek, bu şekilde bir ayağımı kaldırarak kendi eksenim etrafında 3 tur atacak ve bunları
öyle düşüneceğim. Bunu yapmadığım sürece bil ki aklımdan geçenleri oraya ben sokmuyorum" diyerek dua ediyordum. Zihnimde
yaşadığım birçok sorunu, dışarıdan kimseden yardım almaksızın çözmüş olmama karşın bu basit kısa devreyi çözememiş olmam canımı
sıkmıştı.
O gün keşke birisine açılabilse idim. Keşke birisi, "aklından geçen o düşünceler namazını bozmaz." demiş olsa idi. Ama demedi.
Böyle birisinin çıkması 1995'i bu siteyi yapmaya başlamam ise 2003 senesini bulacaktı...
Sadece : Emülatör ve Oyunlar
Bugün Word'de adınızı yazıp kaydettiğimizde 20 KB tutuyor. Aşağıda ise 28 KB'lık oyunlar var. Bu açıdan
bilgisayar teknolojisinin 1985'te nerede olduğunu görmek için bile aşağıdaki emulatörü kurmanızı ve 1-2 oyun
oynamanızı tavsiye ediyorum.
CaPriCe32
CaPriCe32 şu ana kadar gördüğüm en sağlıklı çalışan ve hızlı Amstrad Emulatörü. Emulatörün çalışması için
makinenizde DirectX8 'in yüklü bulunması gerekiyor. Emulatör .zip dosyalarının içini UNZIP edilmesine gerek
kalmaksızın görebiliyor. Disket ve teyp dosyalarını okuyabiliyor. Tek dezavantajı Amstrad oyun konsolu
dosyalarını okuyamaması.
Dosyayı indir. (287 KB)
KANE
Kane Amstrad'da oynadığım ilk oyun. Oyun 4 bölümden oluşuyor. Birinci bölümde kuş avlıyor, daha sonra kasabaya doğru ata biniyor,
kasabada kötü adamları öldürüyor ve en sonunda bir treni yakalıyorsunuz. Oyunun kabında ve giriş ekranında yer alan Kızılderililer
oyunda yer almıyor. Kızılderililer Beyaz Anglo Sakson Amerikalı'larda nasıl bir obsesyondur ki, bu görsele alakalı
alakasız her kovboy oyununda rastlıyoruz?
Tuşlar
Q (Yukarı), A (Aşağı), Z (Ateş), N (Sol), M (Sağ)
Nasıl Çalıştıracaksınız?
CaPriCe32'yi çalıştırın. F6'ya basarak Browse penceresinden indirdiğiniz *.zip dosyasını çağırın.
run "kane" yazarak ENTER tuşuna basın. ( " için SHIFT + 2 )
Dosyayı indir. (Sadece 28 KB !!!!!)
BARBARIAN
Rakibin kellesini uçurmak bu oyun ile mümkündür.
Tuşlar
Çeşitli.
Nasıl Çalıştıracaksınız?
CaPriCe32'yi çalıştırın. F6'ya basarak Browse penceresinden indirdiğiniz *.zip dosyasını çağırın.
run "disc" yazarak ENTER tuşuna basın. ( " için SHIFT + 2 )
Dosyayı indir. (55 KB)
WEC LE MANS
24 saat Le Mans yarışları. Oyunun 24 saat sürmemesi küçük yaşta yaşadığım düş kırıklıklarından birisidir.
Tuşlar
Tuşlar isteğe göre ayarlanabiliyor.
Nasıl Çalıştıracaksınız?
CaPriCe32'yi çalıştırın. F6'ya basarak Browse penceresinden indirdiğiniz *.zip dosyasını çağırın.
run "wec" yazarak ENTER tuşuna basın. ( " için SHIFT + 2 )
Dosyayı indir. (31 KB)
IKARI WARRIORS
İnsana tanka binmenin zevkini yaşatan bu oyun için söylenebilecek tek şey, insana tanka binmenin zevkini yaşattığı.
Tuşlar
Tuşlar isteğe göre ayarlanabiliyor.
Nasıl Çalıştıracaksınız?
CaPriCe32'yi çalıştırın. F6'ya basarak Browse penceresinden indirdiğiniz *.zip dosyasını çağırın.
run "ikari" yazarak ENTER tuşuna basın. ( " için SHIFT + 2 )
Dosyayı indir. (40 KB)
CAULDRON 1 - 2 - 3
Oynayan kişiyi ruh hastası yapan zevkli bir oyun. Ben birinci seviye ile başlamanızı tavsiye ederim.
Tuşlar (Cauldron 1)
Home (Yukarı), End (Aşağı), Delete (Sol), Page Down (Sağ), Ctrl (Ateş)
Nasıl Çalıştıracaksınız?
CaPriCe32'yi çalıştırın. F6'ya basarak Browse penceresinden indirdiğiniz *.zip dosyasını çağırın.
run "cauldron" yazarak ENTER tuşuna basın. ( " için SHIFT + 2 )
Dosyayı indir. (25 KB)
Dosyayı indir. (70 KB)
Dosyayı indir. (192 KB)
F-16 COMBAT PILOT
Amstrad'daki başarılı uçak simulasyonlarından birisi.
Tuşlar
Birçok. Zaman zaman klavyede akor basmanız gerekiyor.
Nasıl Çalıştıracaksınız?
CaPriCe32'yi çalıştırın. F6'ya basarak Browse penceresinden indirdiğiniz *.zip dosyasını çağırın.
run "f-16" yazarak ENTER tuşuna basın. ( " için SHIFT + 2, - için *)
Dosyayı indir. (88 KB)
RAMPAGE
Canavar olup şehir yıkıp dökme oyunu.
Tuşlar (Lizlie)
Home (Yukarı), End (Aşağı), Delete (Sol), Page Down (Sağ), Ctrl (Ateş)
Nasıl Çalıştıracaksınız?
CaPriCe32'yi çalıştırın. F6'ya basarak Browse penceresinden indirdiğiniz *.zip dosyasını çağırın.
run "rampage" yazarak ENTER tuşuna basın. ( " için SHIFT + 2 )
Dosyayı indir. (31 KB)
CHASE HQ
Ben bu oyunu fazla sevemedim. Ancak Atari salonlarında çok seveni vardı. Bir döneme imza attığı için tanıtmamak haksızlık olurdu.
Tuşlar
Tuşlar isteğe göre ayarlanabiliyor.
Nasıl Çalıştıracaksınız?
CaPriCe32'yi çalıştırın. F6'ya basarak Browse penceresinden indirdiğiniz *.zip dosyasını çağırın.
run "chasehq" yazarak ENTER tuşuna basın. ( " için SHIFT + 2 )
Dosyayı indir. (63 KB)
GARFIELD
Jim Davis'in çizimlerini çok beğenmeme rağmen bu oyunun amacını halen çözebilmiş değilim. Birisi çözer umuduyla buraya koydum.
Tuşlar
Insert tuşuna basılarak tuşlar isteğe göre ayarlanabiliyor.
Nasıl Çalıştıracaksınız?
CaPriCe32'yi çalıştırın. F6'ya basarak Browse penceresinden indirdiğiniz *.zip dosyasını çağırın.
run "garfield" yazarak ENTER tuşuna basın. ( " için SHIFT + 2 )
Dosyayı indir. (55 KB)
DAHA FAZLA OYUN ...
Asphalt Tankerini koru. Mutlu ol.
A.T.F. Uçağı piste indirmeye çalışmayın. Autolanding'i keşfetmeye çalışın.
Commando
Silkworm
Westbank Bankanı koru. Zengin ol.
AMSTRAD ORTAMINDA ÇALIŞMAYA GİRİŞ: KOMUTLAR
CAT
Bugünkü "dir" e karşılık gelmektedir. Yüklü medyanın içeriğini listeler.
LOAD "dosyaadi"
Dosyayı belleğe yükler.
RUN
Bellekteki yazılımı çalıştırır.
RUN "dosyaadi"
Dosyayı belleğe yükler ve hemen çalıştırır.
AMSTRAD İLE PROGRAMLAMAYA GİRİŞ
Aşağıdaki program A dan B'ye kadar olan sayıların toplamını, sayıları Gauss formülü kullanmaksızın teker teker
toplayarak verir.
10 CLEAR
20 CLS
30 INPUT "A sayisini giriniz ",a
40 INPUT "B sayisini giriniz ",b
50 IF b < a THEN x = - 1 ELSE x = 1
60 FOR sayilar = a TO b STEP x
70 toplam = toplam + sayilar
80 NEXT sayilar
90 PRINT "sonuc : ",toplam
100 END
LIST
Kodu listeler
EDIT satirno
Yazılan satır numarasını yeniden yazılmak üzere çağırır.
RUN
Programı çalıştırır.
|
|