hayatsadece.com Ağustos 2003 tarihinde yayına açıldı. Yayınından itibaren bu güne kadar sadece bir kez sorular sayfasının değiştiği ve bir iki ufak düzeltmenin yapıldığı 9 Ocak 2006 tarihinde güncellendi. 2003 yılından beri siteyi okuyan sayısız kişi - Allah onlardan razı olsun - yeni yazı, düzenli içerik gibi isteklerde bulundu. Büyük çoğunluğu da niyetin olduğu ancak henüz gerçekleşmeyeceğine dair benzer cevaplar aldı.
Nedenini kısaca tekrarlamakta fayda var; islami konularda düzenli içerik yazmak gibi bir performansı ortaya koymak sanıldığı kadar kolay değil. Bu performansı destekleyecek nitelikli bir altyapıya sahip olunması gerekiyor. Anlatımda farklılık ortaya koymak düşüncesiyle yola çıkmış olmak ise altyapının ilmi niteliği dışında tarz, kendi içerisinde tutarlılık gibi meseleleri beraberinde getiriyor. hayatsadece.com 6 sene boyunca bu meselelere çözüm aradı. Bu süre içerisinde kendisini geliştirmeye ve değiştirmeye çalıştı. Hayat ekti, su biçti. Zamanını kendisi yönetebilir hale geldi. Kıyı köşede yazılar, fikirler biriktirdi. Düşündü, çizgili defterde karar kıldı. Aradı, gördü, buldu. Uyguladı, test etti ve nihayet - nihayet diyorum - düzenli içerik konusundaki niyetini hayata geçirdi.
Şu özeleştiriyi de büyük bir şeffaflıkla paylaşmak istiyorum. 6 sene sonunda ortaya çıktı ki; kendisini geliştirmek için hayatsadece.com'un hayatsadece.com'a herkesten daha çok ihtiyacı var. Kimse okumasa bile hayatsadece.com tutunmak, sarılmak, hatırlamak, unutmamak için yazmak zorunda. Kendi gündemini oluşturabilmek ancak bu şekilde mümkün. Dayatılmış gündeme kapılmamak ancak bu şekilde olası. Bu çalışma bu kadar beklemeyebilirdi. Yine de şu var ki; bu özeleştiriyi yapamamış olsaydı halen bekliyor olacaktı...
İslami konularda yazarken, konuşurken hata yapmamak çok bir önemli hassasiyet. hayatsadece.com kendisinde her gün ekranın baş köşelerinde beliren, köşeler yazan, köşeler tutan, köşeler dönen, baş köşeye oturan kişilerdeki kadar cesaret bulamıyor. Kendisinde hata yapmayacak ilmi de göremiyor. Şeytan ilim sahibiyken cesaretinin önce kurbanı, ardından esiri oldu. Kur'an'dan öğreniyoruz ki cesareti ona esaret getirdi. Bu yüzdendir ki, islami konularda bir üretim geçekleştirirken temkinli davranmak icap ediyor. İnsanları doğru yola yönelttiğini sanarak yoldan saptırmaktan korkmak gerekiyor. Ancak yaratılmış olmamızdandır ki, istemesek de hatalar yapacağız. İnşallah bunları fark edecek ve düzelteceğiz. Allah'ın bize doğru yolu göstermesi için her namazda ve namaz dışında Allah'a dua edeceğiz.
Bismillahirrahmanirrahim,
Rahmân (ve) rahîm (olan) Allah'ın adıyla.
Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
O, rahmândır ve rahîmdir.
Ceza gününün mâlikidir.
(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.
Bize doğru yolu göster.
Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!
(Fatiha 1-7)
Amin. Böylelikle, hayatsadece.com yazılarına başlıyor. İnşallah hayırlara vesile olsun...
hayatsadece.com